fbpx

Sağlıklı Kiloya Ulaşmak ve Kiloyu Korumak

Şişmanlık (obezite), Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından “sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi” olarak tanımlanmaktadır. Obezite; meme, kalın barsak (kolorektal), rahim ağzı (serviks), rahim (endometrium), yumurtalık (over), safra kesesi, böbrek, prostat ve karaciğer kanseri ile birlikte birçok hastalığın (kalp damar hastalıkları ve şeker hastalığı (Tip 2 Diyabet) gibi) riskini de arttırmaktadır. Günümüzde obezitenin en sık nedeni enerjisi yüksek gıdalara kolay ulaşılmasıyla birlikte fazla kalori alımı ve durağan yaşamdan dolayı yeterli fiziksel aktivite yapmamaktır.

Yeterli ve dengeli (sağlıklı) beslenmek

Yeterli ve dengeli diğer bir deyişle sağlıklı beslenme; süt ve ürünleri (yoğurt, ayran, peynir vb.), et ve ürünleri, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller (mercimek, kuru fasulye, nohut vd.) ile yağlı tohumlar (ceviz, fındık, badem vb.), taze sebzeler, taze meyveler, ekmek ve tahıllar (bulgur, pirinç, makarna vb.) besin gruplarının yeterli ve dengeli bir şekilde tüketilmesidir.
Günlük enerji alımı dengelenerek ve fiziksel aktivite artırılarak vücut ağırlığı denetim altına alınabilir. Sağlıklı beslenme; yaşamın sürdürülmesi, büyüme ve gelişme, üretkenlik, sağlık ve iyi hal için anne karnında başlayan yaşamdan, bebeklik, çocukluk, ergenlik ve yetişkinlikten yaşlılık dönemine kadar uzanan tüm yaşam sürecinin olmazsa olmazıdır.

Yeterli ve dengeli beslenme ilkelerine uygun olacak şekilde günde üç ana öğün tüketilmelidir. Özellikle kahvaltı öğünü atlanmamalıdır. Kahvaltı öğününün atlanması sağlıklı vücut ağırlığının sürdürülebilirliğini engellemektedir. Öğünlerde çeşitli besinlerin tüketimi sağlanmalıdır.
Öğün aralarında enerji içeriği düşük olan besinler (meyve, sebze, süt ve ayran gibi) tüketilmeli ve sağlıklı besin seçimine özen gösterilmelidir.
Basit karbonhidrat, toplam ve doymuş yağ içeriği yüksek olan yiyeceklerin (şeker, çikolata, kek, pasta, börek, çörek, yağlı, kremalı ve içeriği bilinmeyen her türlü yiyecek) tüketiminden kaçınılmalıdır.
Enerji içeriği yüksek olan içeceklerin (şeker eklenmiş gazlı/gazsız içecek ve hazır meyve suları gibi) yerine su, süt, ayran, taze sıkılmış meyve suyu gibi sağlıklı içecekler tercih edilmelidir.

Vücut ağırlığının denetiminde posa içeriği yüksek olan besinlerin tüketimi önemlidir. Bunun için beyaz ekmek yerine tam tahıl ürünleri, pirinç yerine bulgur pilavı, sebze ve meyve sularının yerine sebze ve meyvenin kendisi tüketilmelidir. Kuru baklagillerin tüketimi artırılmalıdır.

Yiyecekler iyice çiğnenmeli, yavaş yavaş tüketilmelidir.
Su tüketimine özen gösterilmelidir. Su ve diğer sağlıklı içecekler; yiyeceklerimizin sindirimi, emilimi ve hücrelere taşınması, yaşam ve sağlık için gerekli biyokimyasal tepkilerin oluşması, hücrelerin, dokuların, organ ve sistemlerin çalışması, metabolizma sonucu oluşan zararlı maddelerin taşınması ve atılması, vücut ısısının denetimi ve eklemlerin kayganlığının sağlanmasında rol oynar. Su bütün bunların yanında kalsiyum, magnezyum ve flor gibi temel mineralleri de sağlar. Bütün bu vücut fonksiyonlarının yerine getirilmesi vücut su dengesinin korunması ile mümkündür. Vücudun su dengesi; solunum, idrar, ter ve dışkı yoluyla oluşan su kaybının, içecekler ve yiyeceklerle alınan su miktarları ile yerine konması ile sağlanır. Dolayısıyla günlük su alımı 2,0-2,5 litrenin (8-10 su bardağı) altına düşmemelidir.
Enerji dengesinin sağlanması için porsiyon miktarlarına (büyüklüğüne) dikkat edilmelidir.

Dışarıda yemek yeneceği zaman sağlıklı seçimler yapılmalıdır. Izgara, haşlama, buğulama gibi sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmeli, yağlı ve kremalı soslarla hazırlanmış yiyeceklerden ve kızartmalardan kaçınılmalıdır.
Yiyecek içecek alışverişi yaparken besin etiketleri okunmalıdır. Etikette yer alan porsiyon başına enerji ve besin ögesi içeriklerine dikkat edilmelidir.
Etler ızgara edilirken etle ateş arasındaki uzaklık eti yakmayacak, kömürleşme olmayacak şekilde ayarlanmalıdır. Aksi halde kanser yapıcı maddeler oluşur.
Aşırı tuz (sodyum) tüketimi, diyette fazla miktarda toplam yağ, doymuş yağ, trans yağ ve kolesterol tüketimi, şeker ve şeker ilave edilmiş besinlerin fazla miktarda tüketimi, çok tuzlu, salamura, çeşitli teknolojik işlemler uygulanmış, bazı katkı maddeleri kullanılmış sebze ve meyvelerin tüketimi azaltılmalıdır.

#diyetisyenmerkezi #bursadiyetisyeni

Diyabetik

Diyabet hastalığı, pankreasın yeterince insülin üretememesi  veya vücut tarafından üretilenin verimli kullanılamaması ile oluşur ve yaşam boyu devam eden bir hastalıktır. Sağlıklı metabolizmalarda besinler bağırsaklarda parçalanarak şekere (glikoza) dönüşür. Parçalanarak şekere dönüşen besinler kana geçer ve kan şekerini yükseltir. Sağlıklı kişilerde kandaki bu glikoz pankreasın salgıladığı insülin hormonuyla hücrelere taşınır. Eğer insülin hormonu yeterince yoksa ya da işlevini yapamıyorsa şeker hücrelere taşınamaz ve kandaki şeker artar. Kan şekeri hastalığı meydana gelir.

Lütfen takip edin ve bizi beğenin

Düşük Karbonhidrat

Düşük karbonhidratlı yemeklerden oluşan  düzenlenmede size karbonhidrat tüketimini günlük 50 gramın altında tutan bir diyet listesi hazırlanır bu da daha sağlıklı bir kiloya erişmenizi kolaylaştırır.

Lütfen takip edin ve bizi beğenin

Sağlıklı Kalp

İdeal ağırlığı korumak ve kilo yönetimi çok önemlidir. Bu konuda bir beslenme uzmanından da yardım alabilirsiniz. Özellikle karın çevrenizdeki yağlanma fazla ise kalp hastalıklarına yakalanma riskiniz daha da artar.

Lütfen takip edin ve bizi beğenin

Düşük Sodyum

Tuz, yediğimiz ve içtiklerimizde bulunan  önemli bir mineraldir. Pek çok gıdada   bulunan sodyumun  eksikliği nadir görülen bir sorun olsa da ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Ancak aşırı terleme, ekstazi kullanımı, adrenal yetmezlik, böbrek yetmezliği ve kalp yetmezliği gibi hastalıklar ya da yanıklar sodyum düşüklüğüne (hiponatremi) neden olabilir. Halsizlik, baş ağrısı, zihinsel bulanıklık gibi belirtilerle kendini gösteren sodyum eksikliğinin diyabet ve kalp hastalıklarında rol oynadığı bilinmektedir. Sodyum yüksekliği ise tıpkı sodyum düşüklüğü gibi önemli sağlık sorunlarına neden olabilir. Aşırı susuzluk hissi, ağızda kuruluk ve halsizlik sodyum yüksekliğinin belirtisi olabilir

Lütfen takip edin ve bizi beğenin

Beslenme Eğitmeniniz

Lütfen takip edin ve bizi beğenin